Birçok oyuncu başlangıç turunu iyi geçirir ama orta bölümde tıkanır. Bunun nedeni genellikle doğru kelimeye değil, doğru alanı daraltmaya odaklanmamak olur. Orta oyun, ilk birkaç tahminde elde edilen veriyi düzenleyip küçük kümelere ayırma aşamasıdır. Burada hedef, cevabı bulmaktan çok cevaba giden koridoru netleştirmektir. Eğer bu aşama sistemli yönetilirse son bölümde çözüm çok daha hızlı gelir.
Orta oyunda işe yarayan ilk yöntem, yakın sonuçları tek bir çapa kelimede toplamaktır. Diyelim ki bir kelime beklenenden iyi geldi. O kelimenin etrafında üç ayrı yön test edin: üst kavram, alt kavram ve komşu kavram. Bu küçük genişleme size hedefin merkezine değil, çevresine dair bilgi verir. Böylece bir yandan alanda kalır, diğer yandan gereksiz tahminleri azaltırsınız. Asıl beceri, iyi bir sonucu koruyup onu yeni bir yol açmak için kullanmaktır.
İkinci yöntem, kategori değişimini geciktirmemektir. Bir alanın içinde iki-üç deneme yaptıktan sonra hala ilerleme görmüyorsanız, ısrar etmek yerine yön değiştirin. Çok oyuncu aynı kategoriye gereğinden fazla bağlanır ve böylece deneme sayısı artar. Orta oyunda esneklik, sabır kadar önemlidir. Bazen en akıllı hamle, birkaç kötü sonucu kabul edip başlangıçta seçtiğiniz çerçeveyi değiştirmektir.
Üçüncü yöntem, kelimenin işlevini sorgulamaktır. Hedef bir nesne mi, eylem mi, soyut bir kavram mı? Bu soru, orta oyunda daraltmanın en kısa yoludur. Çünkü birçok oyuncu sadece benzer anlamlara giderken kelimenin türünü kaçırır. Oysa doğru türü bulduğunuz an alan ciddi biçimde küçülür. Bu aşamada sözlük bilgisi kadar dil sezgisi de önem kazanır; isim, fiil ve sıfat arasında geçiş yapabilmek büyük avantaj sağlar.
Orta oyunun sonunda amaç, hedefi tahmin etmekten çok, kalan olasılıkları birkaç mantıklı seçenek haline getirmektir. Bunu başaran oyuncu son bölümde neredeyse el yordamıyla değil, net bir planla ilerler. Bu yüzden orta oyunu iyi oynamak, tüm oyunun kalitesini belirler. Doğru daraltma yapan kişi, son aşamayı bir şansa bırakmaz; oyunu mantıklı bir sonuca taşır.