Kontekst oyununda yapılan en büyük hata, ilk akla gelen kelimeyi kontrolsüz biçimde peş peşe yazmaktır. Bu yaklaşım kısa sürede tıkanır çünkü oyun size sadece doğruyu değil, doğruya yaklaşma yönünü öğretir. Rastgele tahminler yerine düzenli bir kategori planı kurmayan oyuncu, çok sayıda deneme harcar ama az bilgi toplar.
İkinci büyük hata, iyi çıkan kelimeyi analiz etmemektir. Bir kelime yüksek sıralama aldıysa bunun nedenini anlamak gerekir. O kelime hangi kategoriye ait? Hangi alt kavramlara kapı açıyor? Hangi benzer kelimeler işe yarayabilir? Bu sorulara cevap vermeden yeni tahmine geçmek, en değerli veriyi boşa harcamaktır. Oysa bir oyunun gücü, her tahminin sonraki adımı beslemesindedir.
Bir diğer hata, kötü çıkan kelimelere duygusal tepki vermektir. Zayıf sonuç görmek moral bozabilir ama aslında oyun size çok önemli bir bilgi verir: o yol doğru değildir. Bu bilgiyi kullanıp erken dönmek gerekir. Ayrıca tek kategoriye fazla bağlanmak da sık yapılan bir yanlış. Örneğin nesne tarafı zayıfsa ısrarla nesne üretmek yerine eylem veya soyut kavramlara geçmek daha mantıklıdır.
Son olarak hızla kafa karıştırmayı da hata sayabiliriz. Çok hızlı tahmin yapmak, düşünme kalitesini düşürür. Her birkaç tahminde bir durup tabloyu yeniden okumak gerekir. Hata yapan oyuncu değil, hatayı doğru okumayan oyuncu geride kalır. Bu yüzden geliştikçe sadece daha çok kelime değil, daha iyi karar da öğrenirsiniz.